Kriko’nun Kurucusu Uğur Eskici ile Röportaj

PAYLAŞ

VoxMedya ekibi olarak dijital pazarlama sektörünün önde gelen isimleri ile yaptığımız röportaj serisine kriko.io‘nun kurucusu Uğur Eskici ile devam ediyoruz.

eBay, GittiGidiyor, n11 gibi büyük markalarda önemli işlere imza attıktan sonra kendi girişimi Kriko’yu kuran, yerel ve uluslararası birçok etkinliğe konuşmacı olarak katılan Eskici, VoxMedya’ya özel açıklamalar yaptı.

– Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Bilgilerinizi hiçbir zaman paylaşmaktan çekinmeyen ve bu sayede gücüne güç katan bir Full Stack Marketer olarak size ilhamlanmamız açısından önemli olduğunu düşündüğümüz ve deneyimli/deneyimsiz birçok insana faydalı olabilecek sorular yönelteceğiz.

– Öncelikle nazik davetiniz ve güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim! Kişisel olarak önem verdiğim konulardan birisi, mümkün mertebe sektör çalışanları ya da sektöre ilgi duyan kişilerle sohbet etmek ve kolektif olarak Türk internet ekosisteminin global ekosistemde olan yerinin güçlenmesine katkı sağlamak. Bu yüzden özellikle mesleki sohbetlere olabildiğince katılmaktan müthiş keyif duyuyorum. Bu nedenle beni ağırladığınız için tekrardan teşekkürler!

1- Uğur Eskici kimdir? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

– İnsanın kendisini anlatması cidden zor ve bazen okuyucu için de sıkıcı olabiliyor ama uzatmadan şöyle özetlemek isterim. 1988 doğumlu, bir garip İzmirliyim (aslında Karşıyakalı 😊). Şu anda Yeditepe Üniversitesi’nde MIS yüksek lisansı yapıyorum.

SEO sektörüne girmem ise tamamen kişisel ihtiyaçlarım doğrultusunda 2004/2005 yıllarına takvimlenir. Henüz lise dönemlerinde yaptığım onlarca siteye trafik çekemediğim ve bunun sebebini araştırırken dijital pazarlama ile tanışmam, benim için bir yol ayrımı gibiydi çünkü o ana kadar tek isteğim asker olmaktı 😊. İhtiyaç sonrası hobi olarak SEO dünyasına atılan bu adım, bugün mesleğim haline dönüşmesiyle sonuçlandı.

Yazılım kökenli birisi olarak üniversite eğitimim sonrasında yazılım geliştiricisi olarak işe başladım. Fakat çok da severek yaptığım bu işi icra ederken, sektörde aslında SEO alanında bir boşluk olduğunu görmüştüm. Sanırım iş hayatının içine girince bazı şeyler daha çok netlik kazanıyor. Ardından profesyonel kariyerimi dijital pazarlamaya çevirip bu alanda çalışmaya başladım.

İzmir’de yaklaşık 2,5 yıl kadar çalıştıktan sonra İstanbul’a bir iş teklifi sonrasında taşındım ve 3,5 yıl kadar GittiGidiyor’da SEO operasyonlarından sorumlu oldum. Ardından henüz sıfır noktasında iken -sözüm ona topraktan- n11.com’a SEO Müdürü pozisyonuna geçiş yaptım ve 4,5 yıl kadar da burada görev aldım. SEO dışında farklı birçok projede görev almam da beni birçok alanda geliştirdi.

8 yıl kadar süren e-ticaret serüveni sonrasında çalıştığım son görevimden ayrıldım ve Kriko.io’yu kurdum. Kriko, ajanstan öte bir dijital partnerdir. Yani müşterilerine yakın temas kuran ve hızlı çözümler üreterek tıpkı In-House olarak konumlanan bir yaklaşımı var. Bu yüzden henüz kurulalı 6 ay gibi bir süre olmasına rağmen sikayetvar.com, gittigidiyor.com, a101.com.tr ve sherpa gibi markaların tercih sebebi oldu.

2- Röportaj yaptığımız kişilere klasik olarak sorduğumuz soruları size de sormak isteriz. Sektöre nasıl adım attınız? Sizi bu tarafta çalışmaya iten güç nedir, neden SEO? Kişisel gelişiminiz için hangi kaynaklardan faydalandınız?

– Her ne kadar bu soruya ilk soruda girizgâh yapmış olsam da biraz daha detay vermekte fayda var.

Sektöre adım atmam aslından liseler arası web yarışması ile başlamıştı. Eğitim ve öğretim aldığım lisenin, internet sitesini yapmaya başlamadan önce yazılım geliştirmenin ilgimi bu kadar çekebileceğini düşünmemiştim. Ardından farklı konularda birçok internet sitesi yapmaya başladım. Ama günün sonunda birçok şirketin de yüzleştiği sorun, trafik edinimi problemi ile karşılaştım. Bu kadar uğraşlar sonrasında siteme ziyaretçilerin neden gelmediğine kafa patlatınca, dijital pazarlamaya ayak atmış oldum. E tabii öğrenci olduğum ve bütçem olmadığı için de ilk kafa patlattığım yer, ücretsiz kanallar, yani SEO uygulamaları olmuştu. Kısacası kişisel bir ihtiyaç idi.

Bu alanda kendimi geliştirmek için birkaç forum sitelerinden faydalanmış fakat sonrasında buraların yetersiz olması nedeniyle yabancı forumlara merak salmıştım. SEO sektöründe ilerlemek için çok kaynak tüketmeniz gerekiyor. Bu durum bugün için de geçerli. Lise dönemlerinde de bunu yaptım ve sektörde isim yapan kişileri, blogları, mailingleri, forum ve case-study’leri yakından takibe aldım. Her gün okudum, her gün çalıştım ve her gün öğrendiklerimin uygulamasını yaptım. Kendimi bu şekilde geliştirmiştim; sadece okuyarak ve teorik bilgilerle değil, uygulayarak ve hatta kendi test senaryolarımı oluşturarak, kendi doğru ve yanlışlarımı oluşturarak ilerledim. Farklı bir şey denemekten ve hata yapmaktan korkmadım, her vardığım çıkmaz sokak yeni sokaklar aramama neden oldu. Kısacası SEO sektörü sanılanın aksine oldukça zor bir kanaldır. Çok uğraşmanız gerekiyor.

3- Linkedin üzerinden çalıştığınız yerlere göz attığımızda köklü ve büyük şirketlerde görevler almışsınız. Bu deneyimlerinizden kısaca bahseder misiniz?

– İzmir’de çalıştığım dönemi parantez dışına alıp, çalıştığım son 2 firmadan bahsetmek istiyorum. Çünkü İzmir’de daha çok yazılım geliştiriciliği, yazılım destek uzmanlığı ve hatta satış gibi operasyonlarda yer aldım. Elbette SEO tarafında da çalıştım fakat bu ağırlıklı olarak İstanbul’a taşınmamın hemen öncesindeydi.

GittiGidiyor’a başladığımda henüz 21 yaşındaydım. Şirketin yaşça en küçük çalışanı olmakla birlikte, şirketin hacmine baktığınızda yüklendiğim sorumluluğu tahmin edebiliyorsunuz. Benim için GittiGidiyor’a geçiş oldukça heyecan verici ve kariyerim için de bir o kadar güzel bir adımdı. Çok geçmeden -sanırım bir 8 ay kadar sonra- eBay, GittiGidiyor’un çoğunluk hissesini satın aldı ve böylece eBay Türkiye pazarına girmiş oldu. Bunun sonucu olarak eBay’in iç süreçlerini görme şansı yakaladım. Bir yandan da sürekli yurtdışındaki konferansları takip ediyordum ve sıkı bir slideshare takipçisiydim. Pazardaki case-study’leri inceleyip, kendi hipotezlerimle birleştiriyordum. Daha fazla katma değer üretecek geliştirmeler çıkarmaya ve “farklı” olmaya çalışıyordum.

Hak verirsiniz ki start-up’ların %300, %400 gibi yıllık büyümeleri normal karşılanırken, GittiGidiyor’daki henüz 2. yılımda organik kanalları %400 gibi bir oranda büyültmüştüm, bu nedenle gerek eBay, gerekse GittiGidiyor’dan çeşitli ödüller aldım. Bu büyümemiz yıldan yıla devam etti. GittiGidiyor’da çok keyifli bir çalışma dönemim olmuştu, canavar gibi bir ekiple yapılamayacak hiçbir şey yoktu.

Ardından gerek bir takım özel sebepler, gerekse yeni heyecan arayışı mı desem, henüz sıfır noktasında olan n11’den teklif aldım ve SEO Müdürü pozisyonunda göreve başladım. Pazara sıfırdan giren bir domain olarak düşünürsek, benim için büyük bir “meydan okuma” olacağı belliydi. Altyapıların sıfırdan oluşturulduğu bir domain için yapılacak iş çoktu. Dağlar kadar backlogları tek tek bitirip canlıya aldıkça, trafiğimiz büyüyordu. 4,5 yıllık bir uğraşın ardından organik kanaldaki en büyük rakibimiz ve eski çalıştığım şirket GittiGidiyor’u geçmeyi başarmıştık. Tabii bu bütün yolculuk “tek kişilik” bir iş değil, bir ekip olarak, kolektif bir ruh ile uzun çabalar sonunda tüm şirket bir “ekip” olarak bunu gerçekleştirmiştik.

Ardından n11’deki görevimden istifa ettim ve yaklaşık 1 ay boyunca evde dizi izledim 😊 Kafamı dağıtmalıydım.

Ardında Türkiye’de bilinen birçok marka ile görüştükten sonra, “neden kendim bir şirket açıp denemiyorum?” hissiyatı oluştu. Böylece Kriko’nun tohumları atılmış ve çok da geçmeden 1 gün içinde şirketleşip, piyasaya çıkmış oldum.

 4- Meslek hayatınız boyunca hiç unutamadığınız bir anınız var mı? Varsa bizimle paylaşır mısınız?

– Eğer yanlış anlaşılmazsa bir değil birden çok anım var 😊 Ve hepsi de benim için büyük öneme sahipler. Dilerseniz aklıma ilk geleni anlatayım.

GittiGidiyor’u eBay satın aldıktan sonraki dönemlerde, üzerinde çalıştığımız büyük bir proje vardı. Etik sebeplerden dolayı projenin detaylarından bahsetmeden anlatmaya devam etmek zorundayım.

Bu projenin yazılım geliştirme ekibi bir hayli kalabalıktı ve nereden baksanız en az 4 ay sürmüştü. Fakat projede farklı bir sebepten dolayı, çok da önemli olan bir parçası için daha önceden brief verdiğimin aksine bir karar alınmış ve SEO anlamında tamamen felaket ile sonuçlanabilecek bir operasyona girişmek üzereydiler. Onca itirazlarıma rağmen karşı taraf ikna olmuyor ama bir yandan beni de ikna edemiyorlardı. Yaşanan root-cause sonrasında bir direktörümüzün cümlesi ise şöyleydi: “Uğur, eBay’i de inceledik ve bizim dediğimiz gibi yapmışlar. Sen eBay’den daha mı iyi biliyorsun? Bu kadar direnç neden?” -ki böyle cümleleri de çok severim 😊

Uygun bir dille açıklamasını yaptıktan sonra eBay’in yaptıklarının onları bağladığını, şirketteki bu operasyonun benim sorumluluğumda olduğunu ve projenin bu şekilde canlıya çıkması gerektiğini belirterek tartışmayı devam ettirdim. En sonunda da, “O halde eBay’e soralım ve neden böyle yaptıklarını detaylıca öğrenelim” kararı verildi. Toplantı odasında “muhtemelen bir sebebi vardır ve eBay bu şekilde yaptıysa doğrudur” düşüncesi hakimdi.

Ardından TO’da eBay USA’in SEO ekibi, CC’de de ise şirketteki ilgili kişilerin yer aldığı bir e-posta hazırlayıp gönderdim. Lafı da çok uzattım, kısa keseceğim, 1 gün sonra gelen yanıt şöyleydi: “Sakın bu şekilde yapmayın! Biz SEO ekibi olarak açıkladığın şekilde ilerlemek istedik ama bazı nedenlerde dolayı yapılmadı. Şu anda eBay’deki uygulama yanlış ve bizim onaylamadığımız bir yöntem. Sizler, senin planladığın gibi ilerleyin, doğru uygulaması da zaten bu; bize takılmayın.” Tabii bu yanıt herkesin inboxına aynı anda düşünce, çok geçmeden bir anda yazılım ekibinin tamamı ayağa kalkıp beni alkışlamıştı. Müthiş bir onore, müthiş bir duygu! Bu kadar alkışın bir sebebi de, eğer proje benim onaylamadığım şekilde bir önceki gün yayına çıksaydı, rollback maliyeti IT için inanılmaz boyuttaydı. Zaten bahsettiğim %400’e varan büyümelerin başlangıç noktası da o dönemlerdi.

5- Çalıştığınız şirketlerde SEO Specialist, SEO Engineer, SEO Manager vb. ünvanlar altında çalıştınız. Bu ünvanlar altında aldığınız görevler ve farkları nedir?

– Her bir unvan, bir alt unvanın sorumluluklarını kapsayarak, ekstra görev ve sorumluluklara sahip. Fakat “Manager” seviyesinde fatura, bütçe planları, ekip yönetimi, liderlik & motivasyon yönetimi, KPI yönetimi, 3th parti ilişkileri, şirketi temsilen konferanslarda konuşmacı olma, yıllık stratejik planlamalar, board toplantıları ve sunumlar gibi daha alt pozisyonda sıkça yapmadığım görevler mevcut. Ama günün sonunda en alt seviyede de bu bahsettiğim konularla ilgileniyor, sadece ayırdığım süreler farklılık gösteriyordu diyebilirim.

6- Kriko.io’nun kuruluş macerasından bahseder misiniz? Ayrıca Kriko.io özelinde ne gibi hizmetler veriyorsunuz?

– Son çalıştığım şirketten istifa etmemin ardından, 1 ay kadar dinlenmiş ve bu sürede dizi izlediğimden daha önceden bahsetmiştim 😊

Tabii bu esnada bilinen birçok markadan teklifler alıyor ve görüşmelere gidiyordum. Sanırım bu zamana kadar yaptığım en güzel şey, dost biriktirmek olmuş. Bu süreçte dostlarımdan büyük destek aldım. Hatta aldığım tekliflerin bir kısmı arkadaşlarımın referansları üzerinden geliyordu. Fakat günün sonunda nedendir bilinmez, içgüdüsel olarak tekrar kurumsala dönmek mi, yoksa “o an bu an olabilir mi?” diyerek farklı bir serüvene mi atlamalıydım?

İşte bu sorunun yanıtı için “en kötü ne olabilir ki?” dedim ve şirket kurmaya karar verdim. Ertesi gün resmi işlemlere başlayıp, yine gün içinde şirketi kurdum. Kriko, 1 Mayıs işçi bayramında kuruldu; hatta ilk sözleşmemi de yine 1 Mayıs tarihinde imzalayarak işlevsel olarak da açılmış oldu.

Bugün kriko, sikayetvar, gittigidiyor ve a101 gibi büyük hesaplara yol arkadaşı oluyor. Çalışma kapsamında sadece SEO değil, büyümeden sorumlu olarak şirket içindeki ilgili tüm departmanlarla yakından çalışma da mevcut. Hizmet verdiğimiz markaların içinde Kriko bir “SEO Danışmanı” olarak değil, “Growth Hacker” gibi konumlanıyor ve günün sonunda markalar daha mutlu olurken Kriko da bir ajanstan öte partner olarak kendisini konumlandırma mottosuna devam ediyor.

7- Tecrübelerinizden faydalanmak adına SEO tarafında bir soru sormak istiyoruz. Hayatımıza giren makine öğrenmesi, mobil öncelikli indeksleme ve öngörüldüğü üzere gelecekte yapay zeka, artırılmış gerçeklik, nesnelerin interneti vb. teknolojilerin daha yaygın kullanılması ile SEO’nun geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Ne gibi optimizasyonlar yapmak gerekecek?

– Sanırım hayatımızın daha da zorlaşacağı kesin. Aslında SEO dediğimiz kavram, daha doğrusu SEO uygulayıcılarının işi bir nevi reverse-engineering (tersine mühendislik). Yani Google’ın arama algoritmasını çözme üzere çalışıyor ve bu işi ne kadar doğru yapabilirsek sitenin performansı da o kadar iyileşme gösteriyor. Bahsettiğiniz konuların hayatımızda olmadığı dönemlerde işimiz bi nebze kolay iken, daha da akıllı hale gelen arama motorları yaklaşımlarını çeşitlendirerek bir çok sinyali daha temiz bir şekilde dinler hale geldi. “SEO’nun Geleceği” diye bir kavrama inanmıyorum, ortada bir arama motoru olduğu sürece SEO sektörü her daim hayatımızda yer alacaktır, fakat şekil değiştirebileceğine kesin gözüyle bakıyorum!

Önceden sadece SEO derken, artık ASO (APP Store Optimization) da yapıyoruz, hatta SEO’dan daha da önemli hale geleceğini düşünüyorum. Bunun dışında structured-data uygulamalarının gelişmesi ve özellikle voice-search ile hayatımızda Sesli Arama Optimizasyonu gibi kavramların yer alacağını düşünmek artık çok da ütopik değil. Dolayısıyla optimizasyon uygulamaları her daim hayatımızda olacak, sadece şekil ve yöntemlerde farklılıklar olacağını düşünüyorum. Korkmayın, SEO ölmeyecek! 😊

8- Bir Full Stack Marketer olarak kodlamanın dijital pazarlama içindeki önemi nedir?

– Olmazsa olmaz. Çok net. Bugün sektörde daha temel seviyede HTML ya da algoritma kavramlarına vakıf olmayan dijital pazarlamacılar görüyoruz. Zorunlu mu derseniz, hayır, fakat işinizde bir “en” olmak istiyorsanız, en az bir yazılım dili biliyor ve uygulamasını yapmış olmanızın gerekli olduğunu düşünüyorum.

Günün sonunda ister performans kanallarından, isterseniz organik kanallardan sorumlu olun, muhattap olduğumuz uygulama bir yazılım ürünü. Ve ister bütçe optimizasyonu, ister kampanya, isterseniz arama motoru optimizasyonu yapın, yazılım ve geliştirici dünyasındaki fundamental kavramlara vakıf değilseniz, önünüzde bir bariyer her daim olacaktır.

9- Amerika’da yaygın fakat Türkiye’de henüz popülerliği artmamış Sesli Aramalar (Voice Search) kullanılmaktadır. Optimizasyon alanındaki bunca yıllık tecrübelerinize dayanarak Sesli Aramanın daha fazla kullanılması itibariyle web sitesi sahipleri açısından ne tür optimizasyonlar yapmalarını tavsiye edersiniz? Sadece SEO bilenler Sesli Arama Motoru Optimizasyonu alanında başarılı olabilecekler mi?

– Sesli arama dünyası henüz emekleme aşamasında. Hatta bu konuyla ilgili henüz finalize edilmemiş iletişim ve güvenlik protokolü çalışmaları mevcut. Yine de “speakable” gibi yapısal işaretleme diline dahil edilmiş birtakım uygulamalar hayatımıza girdi. Her ne kadar voice-search için farklı uygulamalar olacak olsa da, bunların çok kompleks ya da kaotik bir şekle bürüneceğine inanmıyorum.

10- Son olarak bu sektöre yeni adım atmış hevesli insanlara ve yeni girişimcilere neler tavsiye edersiniz?

– Özellikle üniversitelerde konuşmaktan büyük keyif alıyorum. Kariyer planlaması yapan ya da meslek seçimi yapacak genç arkadaşlarımla sohbet etmek, benim için ayrı bir motivasyon kaynağı. Öğrencilere her zaman söylediğim gibi ne iş yapıyorsanız yapın, şunlar hayatınızda olsun:

  • Meraklı olun.
  • Başkalarından dinlemeyin. Araştırın ve okuyun. Hap bilgilere muhtaç olarak yetişmeyin.
  • Sevdiğiniz insanları yakınınızda tutun. Sevin. Sevilin.
  • Vazgeçmeyin. Başarı, tam “olmuyor bu, artık vazgeçiyorum” diye düşündüğü anda vazgeçmeyenlerin elde ettiği bir zaferdir. Vazgeçmeyin. Çalışın. Vakit ayırıp Atatürk’ün “Nutuk” ve Grigory Petrov’un “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabını okuyun.
  • İletişim yönetimi ve ekip çalışması gibi kavramlarda kendinizi geliştirin.
  • En az 1 yazılım dili öğrenmeye çalışın. “Algoritma” ve “Proje Yönetimi” gibi konularda kitaplar okuyun.
  • Özellikle kariyerinizin başında iş seçmeyin, muhakkak her işe dokunmaya çalışın. Yüksek maaşa odaklanmayın. Farklı şeyler öğrenin ve kendinizi geliştirin. Farklı ekiplerle çalışın. Farklı insanların iş yapış şekillerini görün.
  • Bir start-up projesinde yer almaya çalışın. Start-up’lardan korkmayın. Kurumsalda öğrenemeyeceğiniz birçok şeyi start-up projelerinizde görecek ve öğreneceksiniz.

– Bu değerli cevaplarınız için çok teşekkür ederiz. Dijital dünayaya girmeye hevesli ve hali hazırda bu yolda olan insanlara ilham olacak tecrübelerinizi paylaştığınız dolu dolu bir röportaj olduğunu düşünüyoruz. Meslek hayatınızda başarılarınızın devamını dileriz 😊


Sektörün Önde Gelenleri ile Yaptığımız Diğer Röportajlara da Göz Atın 🧐

Zeo Agency kurucusu Yiğit Konur ile yaptığımız röportaja buradan ulaşabilirsiniz.

Google’dan Fatih Özkösemen ile yaptığımız röportaja buradan ulaşabilirsiniz.

Social Touch’ın kurucusu Sertaç Doğanay ile yaptığımız röportaja buradan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ
Önceki makaleGarry Illyes’den SEO Performansını Artıracak 23 İpucu
Dijital dünyaya öğrendiklerimi paylaşma isteğiyle sosyal medya, teknoloji ve dijital pazarlama alanında yazdığım blog yazıları ile giriş yaptım. Websitesi ve blog yazılarıyla uğraşmak bana yepyeni ufuklar ve kapılar açtı. Hali hazırda BoostROAS'ta daha çok SEO odaklı, dijital pazarlama kaslarımı geliştiriyor ve ekibe destek oluyorum. Hobilerim arasında ilk sırayı 'yüzme' alıyor. İlgi duyduğum alanlar ise 'uçmak' ve 'uzay'. Gözüm yükseklerde :)

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here