Ommetrics’in Kurucusu Berkan Bağcı ile Röportaj

Voxmedya ekibi olarak dijital pazarlama sektörünün önde gelenleri ile yaptığımız röportaj serisine ommetrics’in kurucusu Berkan Bağcı ile devam ediyoruz.

Milliyet Emlak’taki başarı hikayeleri, Analyticsturkey’de yazdığı blog yazıları ve Optdcom Analytics Director’lüğü dönemi ile adından sıkça söz ettiren Bağcı, 10 yılı aşkın tecrübesini geçtiğimiz aylarda kendi şirketi ommetrics’i kurması ile taçlandırdı.

Growth kavramını özümsemiş olarak uzun yıllar sektöre önemli katkılar yapan Berkan Bağcı, Voxmedya’ya özel açıklamalarda bulundu.

Voxmedya: Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. 🤗 Bu röportajın, tam da şirketinizin kuruluş zamanlarına denk gelmesi bizi ayrıca heyecanlandırdı. Yıllardır edindiğiniz tecrübeleri her fırsatta paylaşmaya çalışan bir Analytics guru’su olarak size ilhamlanmamız açısından önemli olduğunu düşündüğümüz sorular yönelteceğiz.

Berkan Bağcı: Esas ben teşekkür ederim bu güzel fırsatı verdiğiniz için. Voxmedya güzel bir yolda ilerliyor, ben de severek takip ediyorum. Evet, dediğiniz gibi tam da kuruluşa denk geldi. ommetrics henüz bir bebek ama olgun bir bebek 🙂 Ben de bu bebeği keyifle büyütüyorum. Edindiğim tecrübeleri paylaşmayı seviyorum çünkü “sektörden elde ettiğini sektöre geri vermek” sözünü benimsemiş biriyim. Sektör tecrübesi benden daha fazla olanlar gibi ben de birçok şeyi kendi kendime öğrendim. Bunları öğrenirken de çok vakit harcadım, çok çalıştım. Bildiğimi paylaşmak hem bana haz veriyor hem de insanlara katkı sağlıyor. Bildiğin bir şeyi anlatmak gerçekten güzel bir duygu. Sanırım öğretmen olmamak içimde bir ukde olmuş.

Voxmedya: Berkan Bağcı kimdir? Kendinizi nasıl tanımlarsınız?

Berkan Bağcı: 1988 Adana – Ceyhan doğumluyum. Ailemin kökeni ve yaşadığım çevre sayesinde farklı kültürleri görerek büyüme şansım oldu. Bu konuda çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Hayata bakışımı fazlasıyla etkiliyor bu durum ve sosyolojik olarak da etkisini hissediyorum diyebilirim. Öğrenmeyi, üretmeyi ve çalışmayı çok seven birisi olarak tanımlayabilirim sanırım kendimi. Bir şeyler üretmek, üretmeye çalışmak beni mutlu eden şeylerden birisi. 12-13 yıldır bilgisayarımı sırtımdan indirdiğim gün sayısı çok azdır. Bu bana bir külfet olarak değil aksine bunu bir külfet olarak görmemek bana verilmiş bir şans gibi geliyor. Bunların dışında kendimi detaycı birisi olarak tanımlayabilirim diye düşünüyorum. Hatta bu biraz mükemmeliyetçiliğe de gidiyor galiba 🙂 Bir de yazım kurallarına takıntılı biriyim. Türkçeyi güzel konuşmaya ve yazmaya çalışıyorum.

Voxmedya: Sektöre nasıl adım attınız? Neden Analytics? Bu tarafta uzmanlaşırken ilham aldığınız isimler var mıdır?

Berkan Bağcı: Üniversitede istediği okulu ve bölümü kazanmış fakat üniversiteye giriş yaptıktan sonra bunun pek de öneminin olmadığını anlamış biri olduğumu düşünüyorum. Dersleri bir şekilde geçiyordum ama bazı derslerden ve hocalardan çok daha fazlasını elde edebiliyordum. Bu beni mutlu ediyordu. Tabii o meşhur yurt dışı hikayelerindeki gibi üniversiteyi terk etmek gibi bir şansım yoktu çünkü önümde zorunlu askerlik gibi bir gerçek vardı 🙂

Hikayemin dönüm noktalarından birisi üniversiteye gelmem aslında. İlköğretim ve lise döneminde bilgisayarla ve internetle haşır neşir olabilen şanslı çocuklardan biriydim fakat ne yazık ki o dönemde etrafımda beni yönlendirecek kimseler yoktu. Boza çöze öğrendim ne öğrendiysem. sitemynet’te web sitesi bile yapmıştım kendimce 🙂

Üniversiteye geldikten sonra internete olan ilgim de boyut değiştirdi. Web sitesi nasıl yapılır, HTML nedir gibi soruların cevaplarını öğrenmeye başladım. O dönemde içerik de üretmeye başlamıştım ama bunlar genellikle kişisel blog yazılarından öteye geçmemişti. Sonrasında üniversitede kurduğumuz öğrenci kulübünün dijital işlerinden ben sorumlu oldum ve bununla birlikte fakültedeki önemli bir etkinliğin de yine dijital işlerinden sorumlu olarak görev yapmıştım. Ufak tefek de freelance işler geliyordu bu dönemde.

Sektöre girişim, beraber üniversite etkinliği düzenlediğimiz bir kurumun kendi ajansında stajyer olarak başladı. Sonrasında da o dönem oldukça popüler işlerden olan grup satın alma sektöründeki bir fırsat sitesinde çalışmaya başladım. Burada dijital pazarlama üzerine çok fazla aksiyon denedik, güzel bir tecrübe oldu benim için. Sonra farklı bir iş deneyimim oldu ki bu da yine özel alışveriş siteleriyle ilgiliydi. Sonrasında o dönem beni destekleyen bir isim sayesinde kendi işlerimi yapma şansım oldu. 2,5 yıl beraber çalıştık ve bu süreçte kendisiyle birlikte e-ticaret girişimimizi (bambudukkani.com) hayata geçirme şansım oldu. Burada SEO, AdWords, Analytics, E-posta pazarlaması ve diğer tüm dijital pazarlama aksiyonlarını rahatça deneme ve hayata geçirme fırsatı yaşadım. Bu dönem KOBİ’lere hizmet veren küçük bir ajansın da başlangıcı olmuştu ama sonrasında devam ettirmedim. Aynı zamanda bambudukkani.com sayesinde e-ticaret sitesi yönetme tecrübem de oldu ve bu da bana çok şey kattı ileriki dönemler için. Satın alma ve müşteri memnuniyeti üzerine çokça kafa yormuştum.

Bu girişim deneyiminden sonra Teknokrasi’de Deniz Utku ile çalıştım. En çok keyif aldığım çalışma ortamını Teknokrasi’de yaşadım diyebilirim. İlham aldığım isimlerden birisi Deniz Utku’dur mesela. Pazarlamaya, internete ve dijitale bakışı oldukça farklı ve etkileyicidir.

“Neden Analytics?” sorusunun cevabı “aslında kendiliğinden gelişen bir durum oldu” olur. Ben dijital pazarlamanın birçok kolunu aynı anda öğrenmeye mecbur kaldım diyebilirim. Dijital pazarlamanın her bir alanı kendi içinde derya deniz elbette. Ben kendimce bu alanlardan daha sakin, daha değerli, daha keyifli ve daha “cool” olanında devam etmek istedim çalışma hayatıma. Türkiye’de belki kıymeti ve önceliği daha azdır Analytics’in ama beni en çok mutlu eden şey bu. Analytics’te uzmanlaşırken ilham aldığım bir kişi olmadı ama bakış açısı anlamında Deniz Utku ve İbrahim Öztürkcan isimlerini sayabilirim. Olaylara farklı yaklaşımlar göstermek her zaman kazanç sağlar ve bu iki isimde de bunu görebiliyordum. Genel olarak ilham aldığım insanların başında Mustafa Kemal Atatürk gelir. Özellikle de “Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.” sözü benim aklımdan çıkarmadığım bir yol göstericidir. ommetrics’i duyurmadan önce de Anıtkabir’i ziyaret etmiştim. Her ne kadar tesadüf eseri gerçekleşmiş bir ziyaret olsa da böyle bir durum beni çok mutlu etmişti. Kendisinin ışığında ilerlediğimi ve ilerlemeye çalıştığımı hatırlama fırsatım oldu bu sayede.

Voxmedya: Hakkınızda biraz araştırma yaptığımızda önemli markalarda, birçok önemli işe imza attığınızı görüyoruz. Ayrıca birkaç girişim maceranız daha var. Meslek hayatınızdaki bu deneyimlerden biraz bahseder misiniz?

Berkan Bağcı: Demirören Holding bünyesindeki Milliyet Emlak’ta dijital pazarlama yöneticisi olarak çalışmaya başladığımda buradaki Analytics yapısının oldukça kötü durumda olduğunu görmüştüm. O dönemde yeni kurulan bir ekibin içerisinde yer alıyordum ve biz tüm ekip olarak her şeyi yeniden organize etmeye başlamıştık. Tüm AdWords ve Analytics yapısını baştan kurduk ve SEO tarafında da yeni bir hiyerarşi mantığına gittik. Üç alanda da başarılı olduğumuzu söyleyebilirim. Özellikle Analytics ve raporlama tarafında oldukça ileri seviye sonuçlar elde ettik. Yine aynı grubun bünyesinde sevgili Arda Mendeş ile birlikte milliyet.com.tr gibi o dönem Türkiye’nin en büyük 3 sitesinin birinin Google Analytics ve Google Tag Manager hiyerarşisini oluşturup sıfırdan kurma şansımız oldu. Yaptığımız bu kurulum sayesinde güzel bir bütçe optimizasyonu da yapmıştık.

Gerçekten “girişimim” diyebileceğim şey bambudukkani.com aslında. O dönem bambu mutfak ürünleri bu kadar popüler değildi ve bizim açımızdan da cesur bir adımdı bu. Fena sayılmayacak bir şekilde satış yapan, özellikle SEO ve AdWords görünürlüğü sayesinde offline satışları da artan, sürekli kârlı kalan bir girişim olmuştu. Teknokrasi’ye geçerken bu girişimden de ayrılmıştım. Diğer web sitesi denemelerim ise tamamen deneme üzerine oldu. Bunlara girişim de demiyorum 🙂 Ortaklık yaptığımız işler oldu ve aslında birçoğu da başarılı olmadı ne yazık ki ama çok şey öğrettiği de kesin.

Voxmedya: Meslek hayatınızda hiç unutamadığınız anılarınız var mı? Varsa bizimle paylaşır mısınız?

Berkan Bağcı: Aslında sektörün genel bir sorunu olan “bu insan nasıl burada çalışıyor yahu?” sorusunu sorduğum çok oldu ve bu insanlarla da unutulmaz anılarım elbette var. “Landing page ne ki?” diye soran dijital pazarlama müdürleri de görmüştüm mesela. Genel olarak her şeyin olduğundan daha abartı olarak gösterilen bir sektörde yer aldığımıza inanıyorum ve böyle bir sektörde yaşanan her şey genelde sabun köpüğü gibi oluyor. Daha pozitif yönünden bakmak ve yorumlamak isterim aslında bu soruyu. Şunu farkettim ki amacı günü kurtarmak olmayan, bir hedefi olan ve o hedefe gitmekten keyif alan insanlarla hangi projeyi yaparsanız yapın günün sonunda size çok şey katıyor. Sonuç başarılı da olsa başarısız da olsa değerli bir sonuç ortaya çıkmış oluyor.

Bunun yanında Google ile yaşadığım güzel bir case var o da Google Analytics ile ilgili. Milliyet Emlak’tayken AMP geçişi yapıyorduk ve ölçümleme tarafında hata yapmamaya çalıştık. Nitekim başarılı da olduk. Güzel bir geçiş oldu ve her şey yönergelere uygundu. Geçiş sonrası mobil direct trafiğimizde bir farklılık tespit ettik ve bunu araştırmaya başladık. Araştırdığımızda ortaya çıkan sonuç biraz ürkütücüydü çünkü iOS cihazlardan organik olarak AMP sayfalara gelen kullanıcılar site içerisinde başka bir sayfaya geçtiklerinde yeni bir trafik kaynağı olarak direct ortaya çıkıyordu. Bu sadece iOS cihazlarda oluyordu ve durumu Google’a bildirdik. Sonrasında Google’daki teknik yöneticiler bize google.com alan adında bir sorun olmadığını ama google.com.tr gibi alan adlarında bu durumun yaşandığını tespit ettiklerini söylediler ve durumu bildirdiğimiz için teşekkür ettiler. En kısa zamanda bunun güncelleneceğini ilettikten 3 gün sonra da güncelleme çıkıldı ve yeniden teşekkür ettiler. Google Analytics ürününe güncelleme çıkmasına vesile olduğum için ayrıca mutlu olmuştum ama bunca zamandır bu sorunun tespit edilmemiş olması da ayrıca bir şaşırtmıştı beni 🙂

Voxmedya: Ommetrics’in kuruluş macerasından ve Ommetrics bünyesinde ne gibi hizmetler verdiğinizden biraz bahseder misiniz?

Berkan Bağcı: ommetrics aslında bir blog olarak kurulmuştu 2016 yılında ve ilk etapta yapmak istediğim şey analyticsturkey.com’da yazdığım yazıların İngilizce olarak bu blogda yer almasıydı. Sonrasında bana gelen taleplerin yön göstericiliği ve hayallerimin şartlara göre güncellenmesi sayesinde ommetrics’in artık bir şirket olması gerektiğine karar verdim. Gideceğim yolun kendi zihnimde kesinleşmesinden sonra 1 Haziran 2018’de şirketi resmi olarak kurdum ama şirketi Mart 2019’da duyurabildim.

ommetrics ölçümleme temelli bir büyüme partneri. Peki bu ne demek? ommetrics, hizmet verdiği şirkete doğrudan ya da dolaylı olarak maddi değer katabilecek hizmetler sunuyor. Bu hizmetleri de 4 ana başlıkta “danışmanlık” olarak veriyor: Ölçümleme, dönüşüm optimizasyonu, veri yönetimi ve veri pazarlaması. Ölçümlemenin içerisinde tahmin edebileceğiniz gibi Analytics danışmanlığı var. Bu da kendi içinde ağırlıklı olarak Google Analytics, Google Tag Manager ve Google Data Studio’yu kapsıyor. Bazı şirketlerde bu araçların haricinde başka araçlarla da ilerliyoruz elbette. Dönüşüm optimizasyonu ise şirketlerin en önemli KPI’larının doğru metotlarla ve kullanıcı deneyiminden ödün vermeden iyileştirilmesi hizmetini içeriyor. Veri yönetimi ve veri pazarlaması da özellikle içerisinde herhangi bir satın alma aksiyonu olmayan şirketlerin, kendi verilerinden daha iyi faydalanabilecekleri ve gelir üretebilecekleri hizmetleri içeriyor. Buradaki en önemli hizmet DMP kurgusunun yapılıp hayata geçirilebilmesi ve başka araçların da bu mantıkta kullanılabilmesi.

ommetrics adına beni en çok mutlu eden şey, hizmet verdiğimiz tüm müşterilerimizle çalışmaktan aşırı keyif almamız. Zamanında “bir gün şirketim olursa böyle olsun” demiştim. Umarım hep böyle devam eder çünkü bu durumun yarattığı verimlilik gerçekten harika ve doyumsuz!

Voxmedya: Tecrübelerinizden faydalanmak adına Analytics tarafında bir soru sormak istiyoruz. Hayatımıza giren makine öğrenmesi, mobil öncelikli indeksleme ve öngörüldüğü üzere gelecekte yapay zeka, artırılmış gerçeklik, nesnelerin interneti vb. teknolojilerin daha yaygın kullanılmasıyla birlikte Analytics’in geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Analytics uzmanları ve data analist’ler kendini nasıl optimize etmeli?

Berkan Bağcı: Ben çok ender eğitim veriyorum. Bunun birçok sebebi var ama bu başka bir konu 🙂 Eğitimlerde özellikle vurguladığım şey, sektöre yeni başlayan insanların kendilerini asla ama asla bir operatör olarak görmemeleri. Yani sadece Facebook ya da Google Ads reklam operasyonlarını yürüten birisi olarak kalırsanız ve kendinizi başka bir konuda geliştirmezseniz muhtemelen bundan 4-5 sene sonra işsiz kalacaksınız. Analytics uzmanları ve analistler için de benzer şeyler geçerli aslında. “Nedir?” sorusunun cevabını artık araçlar kendileri veriyor. Slack ve Google Analytics’i birbirine bağladığınızda ve karşınızdaki bota “Son 7 günde google / organic kaynağından oluşan oturumların dönüşüm oranının bir önceki 7 güne göre değişimi nedir?” sorusunu çok rahat sorabilir ve cevabını da alabilirsiniz. Hatta bu ve bunun gibi birçok soruyu bota sorup karşılığında bir sunum bile isteyebilirsiniz. Peki burada gerçekten değerli olan şey bu mudur? Rakamlar gerçekleri gösterir belki ama bu rakamların neden ve nasıl böyle olduğunu bilmek neleri değiştirir? Bunların bir anlam ifade etmesini istiyorsak eğer rakamların yanında bir de bu rakamların oluşmasını sağlayan bileşeni, yani insanı doğru tanımamız gerekecek. Kullanıcı deneyiminin sadece o buton orada olsun, bu yazı burada olsundan ibaret olmadığını özümsemek; kullanıcının anlık duygularını ve duygu değişimlerini, birikimlerini, hayallerini ve onun da henüz kendinde keşfedemediği isteklerini bilebilmek bu işi yapan insanları bir adım daha ileri taşıyacak. Evet, bahsedilen yapay zeka, makine öğrenmesi gibi yenilikler belirli bir kitleyi iş anlamında etkileyecek fakat bunları bir rakip olarak görmek yerine bunların sağlayacağı fayda üzerinden yeni stratejiler çıkarmak, yeni modeller geliştirmek bu sektörde çalışan insanlara ekstra değer katacaktır.

Voxmedya: Dijital pazarlamayı etraflıca görmüş ve Google Tag Manager ile içli dışlı biri olarak kodlamanın dijital pazarlama içindeki önemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Berkan Bağcı: Dijital pazarlama tek bir konuya hakim olunduğunda başarılı olunabilecek bir sektör değil. Aslında diğer birçok sektör de böyle. Ben makine mühendisliği mezunuyum ve kumpas ile okuma yapmayı biliyorum. Eğer makine mühendisliği yapsaydım bile belki de “mühendis” sıfatımdan ötürü kumpas okumaya ihtiyacım olmayacaktı. Ancak bazı şeyler, işin temelini ve mantığını anlamak adına bilinmek zorundadır. Kodlama da bu şekilde. Bir yapının nasıl oluştuğunun mantığını bilmek, yapının teknolojisini bilmek, o yapı oluşurken nasıl sorunlar olabileceğini öngörmek, bir işin ne kadar sürede ortaya çıkacağını tahmin edebilmek ve bunu hayata geçiren insanlarla iletişimi doğru kurabilmek dijital pazarlamacılar için oldukça değerlidir. Ayrıca basit ihtiyaçlarınızı kendinizin karşıladığı bir dünyada da yaptığınız işe hız katarsınız.

Voxmedya: Son olarak sektöre yeni adım atmış junior’lara ve halihazırda sektörde çalışan dijital pazarlama sevdalılarına neler tavsiye edersiniz? Kişisel gelişiminizde faydalandığınız kaynaklardan örnekler vererek cevaplandırabilir misiniz?

Berkan Bağcı: Ben 31 yaşındayım ve hayatımın bu döneminde herkesten bir şeyler öğrenebileceğime emin olmuş durumdayım. Bir çocuktan, bir stajyerden, kafede karşılaştığın birinden ya da bir taksiciden bir şeyler öğrenebilirsin ve bu senin için çok değerli olabilir. Sadece işin için değil, kendi kişisel gelişimin için de çok değerli olabilir. Dolayısıyla, ben eğer bir tavsiyede bulunacak olursam o da sürekli öğrenme halinden vazgeçilmemesi olacaktır.

Sektöre yeni adım atmış juniorlar zaten birçok yerli ya da yabancı web sitesini, blogu ya da kişiyi takip edebiliyor. Bunun için ben de bir yazı yazmıştım, oraya da yönlendirelim, daha kolay olur. https://medium.com/@berkan/dijital-pazarlamada-takip-edilmesi-gerekenler-90a938bfa46

Yukarıda da bahsetmiştim, bizim için önemli bir bileşen olan insanı doğru tanımamız ve anlamamız gerek. Bunu da insanlarla konuşarak, ihtiyaçlarını ve hayallerini bilerek yapabiliriz. İnsanın geçmişini, kültürünü ve önem verdiği değerleri, savaş sebeplerini, hayallerini ve hedeflerini iyi anlamak, iyi yorumlamak ve iyi analiz etmek gerekir.

Ben nelerden faydalanıyorum? Aslında yukarıda bahsettiğim şeyin temel özeti, “hayatındaki ve etrafındaki her şeye değer verip yeni şeyler öğrenmeye çalışma” felsefesi. Faydalandığım kaynak insanın ve yaşamın ta kendisi.

Bunun haricinde bence daha değerli bir şey var ki onlar da kitaplar. Ben insanlığı daha iyi anlamak adına Server Tanilli’nin “Yüzyılların Gerçeği ve Mirası” setinin okunmasını tavsiye edebilirim. Bunun yanında Tony Hsieh’ın “Mutluluk Dağıtmak” ve Basecamp kurucuları Jason Fried ve David Heinemeier Hansson’un “Sil Baştan” kitaplarını önerebilirim.

Voxmedya: Ayırdığınız zaman ve emek için çok teşekkür ederiz. Bu sektöre meraklı kişilere ve hali hazırda sektörde çalışanlara yol haritalarını çizerken yardımcı olacak birçok konuya değindiniz. Meslek hayatınızda başarılarınızın devamını diliyoruz 🤗

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here