Stajyerlikten CEO’luğa Başarı Hikayesi! Koray Bahar – Foriba

Voxmedya ekibi olarak ilhamlanacağımızı düşündüğümüz isimlerle yaptığımız röportaj serisine Sovos Foriba’nın CEO’su Koray Gültekin Bahar ile devam ediyoruz.

Kendisini YollardaTV kanalında tanıma fırsatı bulduk ve tecrübelerini dinlemek üzere Foriba kapılarına dayandık.

Yaptığımız videolu röportajın transkriptini düzenleyerek aşağıda paylaştık. Okumak istediğiniz bölümlere içindekiler bölümündeki başlıklara tıklayarak kayabilirsiniz.

🏂 Touch&Go 🏂

# Biraz kendinizden bahseder misiniz? Öğrencilik hayatınızdan da başlayabilirsiniz? İlginç enstantaneler arıyoruz.

# Kendinizi çalışkan biri olarak mı tanımlarsınız?

# Çalışkan olmanız bir kazanım mıdır yoksa hep mi böyleydiniz? 

# İlham aldığınız isimler oldu mu video’larını izlerdim, blog yazılarını okurdum diyebileceğiz?

# Eski adıyla FitSolutions yeni adıyla Foriba’da uzun yıllar çeşitli görevler yaptınız ve şu anda da CEO olarak devam ediyorsunuz. Foriba hikayeniz nasıl başladı? Foriba olarak ne tür hizmetler veriyorsunuz? Biraz bahseder misiniz?

# Kariyer olarak baktığımızda örnek bir kariyere de sahipsiniz.

# Foriba geçtiğimiz aylarda exit yaptığını duyurdu. Kaça sattınız? 🙂

# Exit yaparak milli gururumuz oldunuz. Türkiye’de exit yapan şirketler oldukça az sayıda.

# Meslek hayatınızda sizi etkileyen hiç unutamadığınız anılarınızdan bahseder misiniz? 

# Hayatınız boyunca keşke şunu da yapsaydım dediğiniz şeyler oldu mu?

# Hayal ettiğiniz hayat bu muydu?

# İnsanların beklentileri ne olmalı? Yani ne beklemeliler de tamam istediğim hayat buydu desinler?

# Hem yoğun iş temposu hem aile hayatı zamanınızı nasıl planlıyorsunuz?

# Arman Eker ile birlikte yürüttüğünüz YollardaTV projesinden bahseder misiniz? O konsept, o konular nereden geliyor? 

# Girişimci muhabbeti podcastlerini de takip ediyoruz. O podcastlerin son bölümlerinden birinde sizin Gümlet medyanın sahibi olduğunuzu söylediler. Bunun üzerine biz bir soru hazırladık ama önceki podcastleri dinlemeye devam ettiğimizde sizin Foriba exit’ini anlattığınız bölümde bunun bir espri olduğuna denk geldik bizim soru yanlışmış dedik 🙂

# Bize ve hayata yeni atılan gençlere neler tavsiye edersiniz?

# Röportajın videosu

# Video içindekiler

Voxmedya: Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Öğrencilik hayatınızdan da başlayabilirsiniz? İlginç enstantaneler arıyoruz.

Koray Bahar: Benim öğrencilik hayatım ilginç olabilir. Çünkü Foriba’da öğrenciyken çalışmaya başladım. Üniversite birinci sınıftaydım. Ahmet benim ortağım, yönetim kurulu başkanımız, Kıbrıs’ta bir ofis açmışlardı, benim okuduğum üniversite olan Doğu Akdeniz Üniversitesinde. O zaman part-time developer olarak Ahmet Abi’nin yanında çalışmaya başladım. Bugün de Foriba’nın genel müdürüyüm, ortağıyım. Düşündüğünüz zaman uzun bir süreç, yani 18 yıldır Ahmet’leyim diyebilirim. Yani üniversite benim hayatımda ilk para kazanmaya başladığım yer olarak önemli bir yer tutuyor.

Voxmedya: Kendinizi çalışkan biri olarak mı tanımlarsınız?

Koray Bahar: Üniversitede mezun olacağım seneye kadar yanılmıyorsam unsatisfactory, yani notlarım 4’lük sistemde 2’nin altındaydı. Bir sene de okulu uzattım. İyi bir öğrenciydim diyemem. Kötü bir öğrenciydim. En azından akademik açıdan bakacak olursak çok başarılı bir öğrenci olduğum söylenemez. Genelde teknik derslerim yani programlama ile ilgili derslerim iyiydi. Matematiğim çok kötüydü diferansiyel denklemler dersini 8 defa aldım, 8. Seferde geçtim ve mezun oldum. 

Aktif bir üniversite hayatım vardı. Bilgisayar kulübünde 3 dönem başkanlık yaptım. Ondan önceki dönem aktif olarak bilgisayar kulübünde yer aldım. Mezun olacağım sene, kulübü başka arkadaşlara devrettik ve yine onlara yardımcı oldum. Kıbrıs dışarıdan bakıldığında çok sosyal, gelişmiş olarak gözükebilir ama ben 1999’da gittim Kıbrıs’a. Okul Magosa’daydı ve o zamanlar çok gelişmiş bir yer değildi. Son zamanlarda tekrar gittik. Bambaşka bir yer haline gelmiş orası. O zamanda bir tane sinema vardı, yeraltında bir sinema. Biz okulda açık hava sinemaları organize ediyorduk bilgisayar kulübü olarak. Bahar festivallerinde organizasyonlar düzenliyorduk. Çok aktif bir arkadaş grubumuz vardı. Hala daha oradaki birçok arkadaşımla Foriba’da beraber çalışıyoruz. Bir kısmıyla farklı işler yaptık, bir kısmıyla ortak şirket kurduk. 

Yani üniversite benim hayatımın filizlendiği yer. Beni bugüne taşıyan tanıdığım insanlar, iş hayatımla ilgili kendimi geliştirdiğim en önemli ortam üniversite hayatıdır. Yani o zamanki aktif hayat, “sürekli bir şeyler yapalım, yeni şeyler keşfedelim” duygusu beni bugünlere getiren en önemli faktörlerdendir.  

Voxmedya: Çalışkan olmanız bir kazanım mıdır yoksa hep mi böyleydiniz? 

Koray Bahar: Hep böyle miydim bilmiyorum. Genelde arkadaşlarımla, keyif aldığım işleri yapıyorum. İşyerindeki takım arkadaşlarımla, yönetici arkadaşlarımın çoğuyla sosyal hayatta da görüşüyorum. Zaten iyi arkadaşların beraber olduğu bir şirket kültürümüz var. Yani bu yıllardan beri birikerek bu noktaya gelmiş bir konu.  

Bir dönem üniversitenin bilgi işlem servisinde maaş alıp çalışma şansım oldu. O zaman WAP, yani WEB’in mobilden açılabilir versiyonu henüz yeni yeni gelişiyordu. Biz bir WAP uygulaması geliştirmiştik. Sonra bunu okulun öğrenci işlerine entegre ettik, nöbetçi eczanelere entegre ettik. O zamanlar henüz cep telefonlarının çok azında WAP olmasına rağmen, biz üniversiteye, Kuzey Kıbrıs Turkcell’e iş yapmıştık. Ayrıca, İşletme öğrencilerinin MAS projelerini hazırlıyorduk. Şu an aynı şirkette çalıştığım Altuğ 3D videolar hazırlıyordu, ben sunumlar hazırlıyordum. Toplu SMS sattım, hem Türkiye’de hem Kıbrıs’ta. Daha üniversite yıllarımdayken 4-5 farklı iş denemiş olduk. Bu işler beni sürekli besledi. 

Voxmedya: Sizin bu çalışkanlığınız büyük ölçüde bulunduğunuz ortamlar sayesinde gelişmiş gözüküyor. Ayrıca ilham aldığınız isimler oldu mu video’larını izlerdim, blog yazılarını okurdum diyebileceğiz?

Koray Bahar: Öncelikle kabul edelim o zamanlar bu kadar çok video yoktu. Birinin blog yazısını takip edebileceğin nadir ortamlar vardı. Ama mesela, Görkem Çetin’i üniversiteye davet etmiştik. Görkem Çetin, Pardus yerli Linux yazılımlarının başındaydı, Tübitak’ta. O, çok fazla ufkumuzu açmıştı. Ayrıca, Microsoft’tan çok iyi konuşmacılar getirmiştik. Ama o zaman bilgiye erişmenin bu kadar kolay olduğu bir dönem değildi, 1999-2005 yıllarından bahsediyoruz. Google Engineering’in yeni yeni filizlendiği zamanlardı. O zamanlar bloglar daha aktifti ama Türkçe içerik yoktu. Okulumuz komple İngilizce bir eğitim verdiği için biz bu konuda şanslıydık. Yine de dünya da bu kadar çok fenomen ve videoları yoktu. İnternetten MP3, video klip, divx film indirebiliyorsak şanslıydık. 

Voxmedya: Biraz daha ayrıntıya girecek olursak, Eski adıyla FitSolutions yeni adıyla Foriba’da uzun yıllar çeşitli görevler yaptınız ve şu anda da CEO olarak devam ediyorsunuz. Foriba hikayeniz nasıl başladı? Foriba olarak ne tür hizmetler veriyorsunuz? Biraz bahseder misiniz?

Koray Bahar: Bunun Fit Solutions’tan öncesi de var, Fit Danışmanlık. Hatta o zamanlar adı Fitcons’tu Fit Consulting’den geliyor. Çünkü Ahmet ve ekibi şirketi SAP danışmanlık şirketi olarak kuruyor. Ben 2001’de part-time olarak çalışmaya başladığımdan EG Software adında bir şirketleri vardı Kıbrıs’ta. O şirkette çalışmaya başladım. O da çok enteresan bir işti. In-memory bir database yapmışlardı. Düşünün şu an herkesin real time computing konuştuğu, in-memory konuştuğu bir dönemdeyiz. Biz 2001’de Ahmet ve ekibinin yazdığı in-memory çalışan bir database’in üzerinde mobil uygulama geliştiriyorduk. Yani cep telefonunun SIM-kartı içinde çalışabilen bir uygulama. Bu çok zamanının ötesinde bir işti. Tabi biz Kıbrıs’ta o core yapıyı geliştirmiyorduk, onun üzerine uygulamalar geliştiriyorduk. Sonrasında mezun olup geldiğimde tam askere gitmeye hazırlanıyordum. Ahmet askere gitme, gel biraz işe başla dedi. Ben de gitmem lazım çünkü askerlik sonrasında evleneceğim dedim ama bir şekilde işe başladım o dönem. Benle beraber aynı anda Altuğ’da başladı. Altuğ daha sonra Tüpraş’a gitti. Sonra tekrar bize geri döndü. Fit Danışmanlığa başladığımda 2005 yılının Eylül ayıydı. 1.5 ay çalıştım ardından askere gittim. Sonra döndüğümde tekrar başladım. O zamanlarda SAP danışmanlığını yani SAP’de uygulama yazmayı öğrendim. Bir yandan .NET yazıyordum. 

Mobil uygulama için, o zaman Iphone 2 daha yeni çıktı. Türkiye’de satılmıyordu. Amerika’dan Iphone getirttik. MAC’im yok, PC’nin üzerine hackintosh kurup onun üzerine ilk mobil uygulamaları yazmaya başladım. Gözünüzde büyümüzde başlangıçta ‘Hello World’ yazdım. O zaman Iphone ekranında ‘Hello World’ görmek büyük işti bizim için. Sonra şirket içinde bu konuyla ilgilenen birkaç arkadaş bir takım kurduk. İstanbul.com’un ilk mobil uygulamasını yazdık. Mekanist’in (yeni adıyla Zomato) ilk iphone ve android uygulamasını yazdık yaklaşık 2008 yıllarında. Ömer Erkmen ile ilk o zaman tanıştık. Ömer Erkmen mekanistin başındaydı, mekaniste yatırımcı olarak girip sonra işi üzerine kalmıştı o dönem. 

Sonrasında mobil uygulama işini pivot ettik. 2008’in sonunda ayrı bir şirket kurduk Dotto adında. 

Volkan, Ahmet, ben 3 ortak. Fit Danışmalık’tan bir ekip ile .NET yazan, microsoft teknolojileri ile çalışan ve mobil uygulama yazanlarla birlikte yeni bir şirket kurduk. Sonra 2012 yılında biz bu işte ayrıldık ve Volkan’a devrettik işi. Volkan hala bu işi devam ettiriyor güzel bir şekilde. Oyun şirketi kurdu bunun üzerine. Şu an çok güzel işler yapıyorlar. 

2012’in sonunda ilk defa Fit’ten hisse aldım. Tam da bu Fatura işlerinin büyümeye başladığı dönemdi. Sonra Fit Danışmanlığı Fit Solutions yaptık. Çünkü ‘biz artık danışmanlık yapmıyoruz, çözümlerimizi satıyoruz’ dedik. O dönüşüm zor bir dönemdi. Ayhan, Gökhan aramıza katıldı. Arman bizimle beraberdi. Hasan ilk günden beri e-Fatura’yı yazıyor bizimle beraber. O çekirdek ekiple beraber artık ürününü yapan bir şirket haline dönüşmüş olduk.  

2017’nin sonunda hem şirket satın almak amacıyla hem de globale açılma iştahımız vardı. Fit Solutions denildiğinde spor ekipmanları satan bir şirket algısı vardı. Ve markanın yeni adı Foriba oldu. 

1999’da şirketi kuruyorlar. Ben 2001’de part-time başlıyorum. 2006’da full-time başlıyorum. 2006’dan bu yana 3 ismiyle de şirket içinde görev aldım. Her pozisyonda çalıştım aslında. Part-time developer, takım liderliği, ekip yöneticiliği, departman yöneticiliği ve sonra ortak bir şirket kurmamız, sonrasında tekrar Fit’e geri dönmek, Fit’i değiştirmek, dönüştürmek çok keyifli bir kariyerdi. Aslında profesyonel hayata bakınca genelde “5 seneden fazla aynı yerde çalışma.” diye garip bir motto var. Ama biz Dotto’da belki 10-15 tane farklı start-up fikri denedik içerde. Dergilik uygulaması yazdık, e-kitap uygulaması yazdık. Dotto’da bir sürü farklı proje denedik. Fit’de de birçok proje denedik. Gerçekten tutan ve pazarı olan, büyüyebileceğini inanıp odaklandığımız e-Fatura işleri oldu. 

Voxmedya: Kariyer olarak baktığımızda örnek bir kariyere de sahipsiniz.

Koray Bahar: Yani örnek mi bilmiyorum. Şöyle bir kariyerde güzel olabilirdi. -Microsoft’a girdi, ortadoğu sorumlusu oldu, Almanya Oracle’a geçti, sonra da geldi bir girişim kurdu.- böyle bir şeyde güzel bir kariye olabilirdi.:D ama ben kariyerimden memnunum tabiki. 

Şu an 218 kişilik bir ekibimiz var, ben İstanbul’a dönüp Fit’de çalışmaya başladığımda 7 kişiydik, ben 7. kişiydim. Bugüne Foriba’yı getiren sadece Koray, Ahmet, Ayhan, Gökhan, Evren değil, herkesin kolektif bir dokunuşu var. 

Voxmedya: Asıl mevzuya gelecek olursak? Foriba geçtiğimiz aylarda exit yaptığını duyurdu. Kaça sattınız? 🙂

Koray Bahar: Kaça sattığımızı keşke söyleyebilsem. Ben de söylesem rahatlayacağım ama söyleyemiyorum.  Biz bu zamana kadar her şeyi şeffaf bir şekilde açıkladık. Ne kadar yatırım aldığımızı aldığımız yatırımlarla ne yaptığımızı, ne kadar ciromuz olduğunu, ne karımız olduğunu, kaç müşterimiz olduğunu. Genelde bizim sektörde çok rakam verilmez. Exit tutarının söylenmemesinin sebebi de; SOVOS seri şirket alıyor. Potansiyel olarak Türkiye’de, Avrupa’da, Ortadoğu’da, Asya Pasifik’de büyüme iştahları var. Bizim de vardı zaten, bu yüzden Sovos ile uyumlu bir takım olduk. Yani Türkiye ekibi ve Sovos’un global ekibi gerçekten birbirini tamamlayan ekipler oldu. Bu bizim için bir fırsat onlar yeni şirketler almaya devam ettiği için de bir benchmark olsun istemiyorlar haklı olarak. ‘Foriba’yı 10 lira’ya vermişler o zaman ben 20 lira ederim ya da benim şirketim 5 lira etmeli.’ mukayesesini kimse yapamasın istiyorlar. Mesela şirketi satmadan önce biz de araştırdık, Sovos daha önce kimi kaça almış diye ama hiçbirini bulamadık. Bulabilseydik farklı anlamlar teşkil edebilirdi. Böyle bir stratejileri var, o yüzden rakam kısmı yatırımcılarda ve alıcılarda gizli kaldı. 

Voxmedya: Exit yaparak milli gururumuz oldunuz. Türkiye’de exit yapan şirketler oldukça az sayıda.

Koray Bahar: Estağfurullah. Maalesef az sayıda. Daha çok olmasının birçok avantajı olacak. Bu sene 4 şirket; Gram Games, Opsgenie, Trendyol, Peak Games… Bunların hepsi aslında güzel hikayeler. Eğer 50 tane şirket exit haberi duysaydık, Türkiye’de bugün yatırım yapacak daha fazla fon olurdu. Türkiye’ye yatırım yapma iştahı olan daha fazla yerli ve yabancı yatırımcı olurdu. Türkiye’deki geleneksel ekonomideki parası olan insanlar gayrimenkule, tarlaya, arsaya binaya para yatırmaktansa teknoloji şirketlerine para vererek de yatırım yapabilirdi. İnsanlar, dağ başında bir arsayı ‘1 liraya alıp 100 liraya sattım’ hikayesi anlatmaktansa, Foriba gibi bir şirkete ‘1 lira koydum 100 lira olarak geri aldım’ hikayesini anlatmaya başlardı. Daha fazla olmasının avantajı bu. Ne kadar çok benzer başarılı exit hikayesi duyarsak, ne kadar başarılı şirketler olursa ya da bu başarılı şirketlerde çalışmış sizler gibi ne kadar çok insan olursa bir sonraki startup’ı senin, benim veya onun yapma ihtimali daha fazla olur. Ve daha fazla para gelebilir. Bu döngü kar topu gibi büyümeye devam eder. Bu sebeplerden dolayı gururluyum. Aynı zamanda Paraşüt’ün, iyzico’nun, Foriba’nın aynı hafta içerisinde gelen 3 exit haberi çok iyi oldu. Keşke her ay 3 exit haberi duyuyor olsaydık. Bu, arkasından 30 exit getirebilecek parayı ülkeye çekerdi. Bu yüzden ben bu işi önemsiyorum.

Ahmet 1999 yılında bu şirketi kurdu, 2019 yılında exit etti. Yani 20 senelik bir macera. Bugün yaptım, yarın exit ettim hikayeleri çok kolay değil. Tabi Foriba çok pivot etti; Fit Danışmalık’tan Fit Solutions’a, Fit Solutions’tan Foriba’ya. Yani çok fazla itere ettik. Gerçekten bizim ‘artık sadece bu işi yapıyoruz, başka iş yapmıyoruz’ dediğimiz yıl yaklaşık 2012-2013 yıllarıdır. Yani 6-7 senedir sadece bu işi yapıyoruz. Öncesinden getirdiğimiz birikimle 2013’te bir şeye evet başlıyoruz demişiz ve 7 sene sonra exit gelmiş. Bu yüzden bu iş uzun ve meşakkatli. Maalesef, çıkıp burada ne güzel exit ettik demenin arkasında bir sürü kan, ter ve gözyaşı var. 

Bu şirkette çalışan herkesin inanılmaz emeği var bu başarıda. Bu başarı ne Ayhan’ın ne Koray’ın ne de Foriba’nın tek başına değil, her çalışan arkadaşın ciddi emeği sayesinde bir marka, bir hizmet, bir kalite ortaya çıkıyor ve onunla beraber şirket değerleniyor. Kurucular tabiki önemlidir ama o kolektif ortamı sağlayamadığınız sürece, herkes aynı yola gitmediği sürece çok bir anlamı yok aslında. 

Voxmedya: Çok teşekkürler, çok güzel özetlediniz. Biraz da meslek hayatınızda sizi etkileyen hiç unutamadığınız anılarınızdan bahseder misiniz? 

Koray Bahar: Bu şirkette çalışmaya başlama hikayem, Dotto’yu kurmamız benim için kırılma noktalarıydı. Dotto, SAP danışmanlığı yapan bir şirketten, ürünleştirmeye ilk adımları atmaya başladığımız yerdi. Dotto bizim için Laboratuvar gibiydi. İlk kez orada bir ürün yapıcaz ve bunu onlarca, yüzlerce müşteriye götüreceğiz dedik. 

Türkiye’de bizim gibi firmalar çok aslında, terzi işi yazılım yapan. Müşteride bir proje geliyor, o projeyi yapıyoruz. Bu tür şirketler bootstrap ediyorlar. Yani özsermaye ile büyümeye çalışan çok şirket var. O kafa yapısından bir çözüm şirketine, bir ürün şirketine geçmek gerçekten zor. 

Biz e-fatura işine ilk başladığımızda 30 kişiydik. Bu 30 kişi müşteriye gitse, adam-gün veya adam-saat ücretinden para kazanabilme lüksü var. Biz ona uyuşturucu işi diyoruz (drug business). Daha çok adamla daha çok iş alırsam daha çok para kazanabilirim edasıyla bir sarmal hiç bitmiyor. Hiçbir zaman büyük bir sıçrama yakalayamıyorsunuz, o terzi işlerde. 

3 adamı artık müşteriye göndermeyelim, ofiste otursunlar, ürün yazsınlar, başka da hiçbir şeye bakmasınlar demek gerçekten uzun bir süre gözünüze batıyor. Biz ilk e-fatura ürününden para kazanana kadar 3000 adam-gün harcamışız. 1000 liradan desek 3 milyon lira harcamışız. Nasıl harcadık? Ahmet’in terzi işi yazılımlardan kazandığı parayı getirip bu işe bu ekibe yatırmasıyla oldu. O noktaya kadar böyle bir gücümüz olmasaydı yani terzi işi işlerden para kazanmasaydık, Ahmet’te e-fatura işlerine yatıramazdı ve bugün yatırım almamış bir şirket olurduk. Bugün böyle bir ürün, böyle bir yelpaze, bu kadar ekip, bu kadar müşteriye ulaşamazdık. O kırılım bence önemli bir anektodtu. Yani terzi işi yazılım yapan bir şirketten ürün şirketine dönmesi.   

Herkez bu noktada zorlanıyor. Çok fazla girişimciyle konuşma şansım oluyor. Şanslıyım o bakımdan çoğunda aynı problemi görüyorum. Nasıl para kazanıyorsunuz diyorum. Proje yapıyoruz diyorlar. Peki bu iş kötü giderse ne yapacaksın diyorum. Yine proje yapacağız diyorlar. Proje yapmayacağım diyebilecek noktaya gelebilmek zor. Çünkü para yok. Ülkede daha fazla para olsa, daha fazla finansmana ulaşabilse girişimler, çok daha fazla başarılı girişim çıkabilir.

Voxmedya: Hayatınız boyunca keşke şunu da yapsaydım dediğiniz şeyler oldu mu?

Koray Bahar: Açıkçası yok. Ben bu zamana kadar en sevdiğim işi yaptım. Çok şanslıydım, birçok şeyi deneme şansım oldu. Birçok sektörle çalışma şansım oldu. 

Voxmedya: Peki hayal ettiğiniz hayat bu muydu?

Koray Bahar: Bence buydu. Ben çalışmayı seviyorum, eğleniyorum. Çünkü sevdiğim insanlarla beraber çalışıyorum. Çok kaliteli bir müşteri kitlemiz var. Bizden aldıkları işi, ürünü çok beğeniyorlar. Yani bir de şu olsaydı, dediğim hiçbir şey yok. Evim olsun, arabam olsun, yatım olsun, katım olsun diyen bir insan değildim. Lüks yaşamayı seven bir insan değilim. Exit’ten sonra ev de almadım, araba da almadım, yat da almadım. Çünkü benim için değerli olan şeyler onlar değil. Değerli olan şey bir başarı ortaya çıkarabilmek, onu, bir takım ile beraber bir yere getirebilmek. O yüzden şirketin hızlı büyümesi beni fazlasıyla mutlu eden bir hayat yaşattı zaten.

Voxmedya: İnsanların beklentileri ne olmalı? Yani ne beklemeliler de tamam istediğim hayat buydu desinler?

Koray Bahar: Bu herkese göre değişir. Her karakter farklı, herkes kendi güçlü yanını ortaya koyar. Örneğin, benim 7 kişilik bir takımım var; Evren finansın başında, ben para pul işlerine bakmıyorum artık Evren fazlasıyla iyi bakıyor. Hilal insan kaynaklarının başında, biz hızlı büyüdük, 2018’e başlarken 95 kişiydik, 1.5 senede şirket 218 kişi oldu. Ben eskiden herkesin kız arkadaşı kim, erkek arkadaşı kim, ailesinden biri mi hasta, bir problemimi var  biliyordum. İsimleri biliyordum. Geçmişini biliyordum. Şu an şirkette maalesef isimleri bilmiyorum, simaları bilemiyorum. Yani bu büyümedeki 1 sene benim için çok dramatik bir dönemdi. Şimdi Hilal insanlara daha fazla özen gösterebiliyor, ilgilenebiliyor. Yani insanların dertlerine bakan bir takım var. Ayhan CTO’muz, biz Ayhan’la 7 yıldan beri beraberiz. Teknolojiyi, işi çok iyi takip edebiliyor. Serkan var Marketing’in başında, aslında o bir girişimci ilk kez bir profesyonel işte çalışıyor ama pazarlama kurgumuzu baştan aşağı değiştirdi. Kenan stratejik satışın başında Türkiye’deki ciromuzu, şirketin büyük cirosunu getiren takımı yönetiyor. 2 sene öncesine kadar O, satışın başında değildi, presales yapıyordu. Yani fiyat veren tarafta değil, müşteriye ürünü anlatan taraftaydı. Şu an muhteşem bir ekip yönetiyor. Harika başarılar elde ediyorlar. Ali Bullut var, bizim kanalı ve iş ortaklarını yönetiyor. 

Benimle beraber çalışan bu ekibin arkasında devasa bir ekip var; Hasan ve Gökhan var…, onlar olmasaydı, bu ürün olmazdı. Bu işin mutfağa var. Şu da bir gerçek, süper yazılım yazıyor olabiliriz ama satamadıktan sonra bir anlamı yok. Süper bir satış ekibiniz olabilir, iyi bir ürününüz olmazsa yine olmuyor. Yani bir destek ekibiniz olmazsa, süper bir operasyon ekibiniz olmazsa, müşteriye proje yaparken projeyi iyi yönetemezseniz, doğru insanlarla yapamazsanız, yani bunların bir tanesi bile olmazsa o iş büyümüyor. Zaten girişimcilik de o değil mi, bir yerde bir sorun varsa, destekte bir sorun varsa nasıl çözeriz, satışta bir sorun varsa nasıl çözeriz, niye satamıyoruz niye doğru müşteriye ulaşamıyoruz? İşte o yüzden keyifli bir kariyerim var diyorum. Çünkü bunların hepsini birebir yaşama, doğru insanlarla beraber bunları çözme fırsatım oldu. O yüzden bence, kendi adıma güzel bir kariyerim var. 

Ben genel müdür doğmadım. Ben bu şirkette part-time developer’dım. Ben insan yönetmeyi, satış yapmayı, ürün yapmayı, insanlara iş delege etmeyi burada öğrendim. Birçok özelliği burada kazandım. Bu süreçte destek olan önemli unsurlardan bir tanesi Endeavor’dı. Biz 2015’te Endeavor girişimi seçildik. Amman’da uluslararası bir seçim panelinde seçildik. O günden bugüne biz 4 senedir Endeavor’dayız. Endeavor yönetim kuruluna girdim, Exit’in hemen akabinde çok güzel denk geldi. Endeavor benim bakış açımı, iş yapış şeklimi, insanlara bakış şeklimi, işe bakış şeklimi, yurtdışına açılma hayalimizi en çok destekleyen organizasyon oldu. Ne zaman Endeavor’ın bir toplantısına gitsek, yurtdışında bir organizasyonuna gitsek hepsi kafa açtı be bunu yapmalıyız diyerek geri geldiğim organizasyonlar oldu. O yüzden beni destekleyici en önemli faktörlerden bir tanesi de Endeavor’dı diyebirim. 

Voxmedya: Hem yoğun iş temposu hem aile hayatı zamanınızı nasıl planlıyorsunuz?

Koray Bahar: Hiç planlamıyorum, Google Calendar’a bırakıyorum. Kim takvimimi önce doldurursa öyle gidiyor 🙂 Zor bir denge. Benim bazen bir ayımın yarısı seyahatte geçiyor; yurtdışı seyahatleri, il dışı seyahatleri. Eşim bana bu kadar yer açmasaydı, ilk gün deseydiki bana, hayır böyle çalışamazsın, ben böyle bir hayat istemiyorum, ben burada olamazdım. Bu enteresan bir ilişki. Bu her zaman işe yarayabilir mi yaramayabilir. Yani bugün bu şirket batmış da olabilirdi ve ben sana demiştimlerle de karşılaşabilirdiniz ama bugün güzel bir noktaya geldi. O da mutlu ben de mutluyum, çocuklarda mutlu. Bu karşılıklı güven ve rol paylaşımı. Çocuklarımı uzun süre görmediğim zamanlar oldu ama Fulya o zaman evi, çocukları çok güzel idare edebildi, hem kendi işini, hem çocukların okulunu. Yani o olmasaydı bunlar olamazdı.

Voxmedya: Bir de bu podcast konusu var. Sizi tanımamızı sağlayan mecra diyebiliriz podcast’ler için.  Arman Eker ile birlikte yürüttüğünüz YollardaTV projesinden bahseder misiniz? O konsept, o konulara nereden geliyor? 

Koray Bahar: Arman’la yaklaşık 3 sene felan oldu oraya başlayalı. 3 seneden öncesi de var.  Biz ilk buna Dotto’da başladık. Arman ilk bizle başladı sonra Dotto’yu ayırdığımızda O da Dotto ekibine katıldı. Arman’la aslında Dotto’da yapmak istediğimiz bir şeydi. Yani ilk 2010’larda deneyelim dedik. Hatta bir iki tane ufak bir şey çektik ama yayınlayamadık. Sürekli aklımıza geliyor, hadi yapalım yapalım gaza geliyoruz felan sonra duruyoruz. Sonra dedik ki başlıyoruz mu başlıyoruz. İlk başta dedik ki haftada bir bölüm 10-12 dakikadan fazla olmasın diye başladık. Şu sıralar fena değiliz nazar değmesin, her hafta 2 tane devam ediyoruz.

Şöyle bir şansımız oldu; Arman Figo’ya geçtiğinde karşıdaydı ofisi, ben de çok sık karşıya gidiyorum. Haftada bir gün karşıya gidiyorsam ya da dönüyorsam Arman’la beraber gidiyoruz ve yolda da çekiyoruz. Yani aslında özel bir zaman ayırmıyoruz. Bu sıra haftada 2 tane yapmamızın sebebi, sabah erken kalkıyoruz. İşte ben 6.30-7.00 gibi Arman’ı alıyorum. Arman 8.30’da mesaiye başlıyor. Ofise giderken mesela bir yerde kahve içiyoruz ve bir bölüm çekiyoruz. Kahveyi içip ofise giderken bir bölüm daha çekiyoruz. Arman ve ben 8.30’da ofislerimizde oluyoruz. Yani haftada 1 gün bile bunu yapsak 2 bölüm çıkıyor ortaya.  

Siz nasıl kendi aranızda görüşüyorsanız, biz de Arman’la görüşmelerimizi, kahve içime, yemek yeme buluşmalarımızı birazcık böyle üretme işlerine ayırmış olduk. Montajı ben yapıyorum, yayınlamayı Arman yapıyor. Benim montajım taş çatlasın 3 dakika sürüyor. Çünkü biz bir kere konuşmaya başlayıp hiç kesmiyoruz. Kamera düşmezse, ses kesilmezse, teknik bir arıza olmazsa böyle 15-20 dakika konuşup kapatıyoruz. 

Bu işi şöyle düşünüyoruz, bir şeyleri hasbel kader öğrendiğimizi ya da bildiğimizi ya da düşündüğümüzü başkaları da görsün. Biz bir sürü hata yapıyoruz o hataları paylaşıyoruz, bir kısmı sohbet oluyor, bir kısmıda gerçekten bazı şeyleri tecrübe etmişiz bunu insanlar duysun diye bir şekilde paylaşmaya çalışıyoruz. Bu bizim beslenmeye çalıştığımız bir organizasyon. Hem YouTube hem podcast olarak yayınlıyoruz.

Voxmedya: Biz de daha çok yollarda dinlediğimiz için podcast olarak dinliyoruz. Siz yoldan geçirdiğiniz zamanın bile bir şey üretir hale getirdiniz. Biz de sizi yollarda tüketiyoruz 🙂 

Koray Bahar: Çok teşekkür ederim. Bizim için keyifli. 4000’e yakın izleyici oldu. Bir önceki bölümümüz ilk kez bir haftada 1000 defa izlendi. İzlenmenin artması hoşumuza gidiyor. Çünkü insanlar orada bize yorum yazıyor. Bir şeyi yanlış söylüyoruz, düzeltiyor. Böyle karşılıklı, güzel bir beslenme kaynağı. Hem biz insanlara bir şeyler veriyoruz. Hem insanlardan bir şeyler alıyoruz. Çok keyif alıyoruz. Onu devam ettiririz diye ümit ediyorum. Arman’la en büyük exit planımız oydu aslında. Exit ettikten sonra daha çok bölüm yapalım, daha çok çekelim ama daha o noktaya gelemedik iş yoğunluğundan. İkimizde çok seviyoruz, o taraf hoşumuza giden bir hobi oldu bize. 

Voxmedya: Girişimci muhabbeti podcastlerini de takip ediyoruz. O podcastlerin son bölümlerinden birinde sizin Gümlet medyanın sahibi olduğunuzu söylediler. Bunun üzerine biz bir soru hazırladık ama önceki podcastleri dinlemeye devam ettiğimizde sizin Foriba exit’ini anlattığınız bölümde bunun bir espri olduğuna denk geldik bizim soru yanlışmış dedik 🙂  

Koray Bahar: Samican bizim exit’i anlatırken Koray zaten Gümlet medyayı satın aldı dedi. Hatta bölüme öyle başladık sanırım. Ben Koray Bahar, Gümlet medyayı satın aldım diye 🙂 Öyle bir sohbetten doğdu. Sonrasın 3-5 bölümde bir onu söyleyip duruyorlar. Koray da zaten Gümlet medyanın sahibi diye. Ben de ona WhatsApp’ten yazıyorum yapmayın böyle yanlış anlaşılacak diye ki siz yanlış anlamışsınız. Samican senin yüzünden bunlar oldu 🙂 

Yok öyle bir şey yok yani. Gümlet Medya’yı almaya bizim gücümüz yetmez. O yüzden şimdilik değil 🙂

Voxmedya: Son olarak, biz bu röportaj ile birlikte sizden nasihat almaya geldik. Bize ve hayata yeni atılan gençlere neler tavsiye edersiniz?

Koray Bahar: Bence mümkün olduğu kadar fazla şeyler deneyebileceğiniz şirketlerde çalışın. Daha dün, bizi YollardaTv vasıtasıyla tanıyan, sürekli WhatsApp’tan yazıştığımız bir arkadaş var.  O kendi girişimini kurmak istiyor, kendini birçok konuda geliştirmiş bir arkadaş. Ona da onu söyledim. Git bir startup bul, tecrübelerini, becerilerini daha da geliştirebileceğin. Mesela Ahmet 20. Senesinde exit etti, Ahmet bir sürü iş denedi, Koray bir sürü iş denedi ve en sonunda doğru bir işi bulabildik. Bu yıllar alıyor. Sen bunları yıllarca düşe kalka tecrübe etmektense, zaten bunları tecrübe edebileceğin bir startup’ta olmak, o startup’ta farklı farklı roller üstleniyor olmak.

Düşünseniz ben bir yazılımcıyım, bilgisayar mühendisiyim. Bilgisayar mühendisliği yaptım, ekip yönettim, satış yaptım, sunum yaptım, ders verdim, yurtdışına gittim müşteriye bir şey anlattım. Bunların hepsini ben bu şirket sayesinde öğrendim. Kendi şirketimi kurmuş olsaydım, bunları tecrübe etme lüksüm olmayacaktı. Şu an yapılan her işi zamanında deneme fırsatım oldu. Küçük ekibin içinde olmanın avantajı o. Nasıl bir şirkette yatırım yapmak, bir şirket kurmak bir riskse bir startup’ta çalışmak da bir risk ama gerçekten doğru kurucu ekibin olduğuna inandığınız, sohbetine güvendiğiniz, sizin fikirlerinizi dinleyen bir kurucu takıma denk geliyorsanız, bence en güzel şey öyle bir startup’ı tecrübe edebilmek ve görece belki ilk kurduğu şirketi değil ikinci kurduğu şirketi, belki daha önce başka bir hayatı tecrübe etmiş sizce yaşça büyük birinin yanında çalışmanın bence avantajı olacağını düşünüyorum. Ben bunu yaşadım, bu herkeste çalışır demiyorum ama bende çalıştı, ben çok memnunum. O yüzden benim en büyük tavsiyem budur.

Okulda hemen çıkar çıkmaz kendi işinizi kurmak çok iyi bir fikir. Neden olmasın ama riskinizi azaltırsınız gibi geliyor. Bir startup ille startup olmasına gerek yok bir kurumsalda farklı şeyleri denemenize izin verecek bir şirkette çalışmak, hatta üniversitedeyken çalışmak. Ben üniversitede çalıştım, çok da iyi para kazandım. Öğrenciyken Ahmet bize mark ile maaş veriyordu Kıbrıs’ta çalışırken saatlik. Benim için süper bir nimetti, hem okuyorum, hem para kazanıyorum, hem yeni şeyler öğreniyorum, para vermesinin üzerine ben para versem olurdu yani. O önemli bir şans. Şu bir gerçek, uzun bir süre para kazanmak kolay değil bizim sektörde ama 3-5 sene sonra iyi para kazanır hale gelebiliyoruz. Bence teknoloji dünyasının avantajı o ama ona biat etmek lazım. Bu kendi girişimini kursanda öyle. Bir yerde çalışsan da öyle. İşte o dönemi ne kadar farklı şeyler deneyerek geçirebiliyorsan o kadar besleniyorsun. O da herkesin koluna bir altın bilezik olarak dönüyor. 

Röportajın Videosu

Video İçindekiler

[0:41] Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

(Ahmet Bilgen: https://www.linkedin.com/in/abilgen/)

[3:26] Çalışkanlık kazanım mıdır?

[5:08] İş hayatınıza yön veren ilham aldığınız kişiler var mıdır?

(Görkem Çetin: https://twitter.com/gorkemcetin)

[7:02] Foriba hikayeniz nasıl başladı? Foriba olarak nasıl hizmetler veriyorsunuz?

(Ömer Erkmen: https://www.linkedin.com/in/omererkmen/)

[13:23] Koray Bahar Foriba Exit değerini açıklıyor mu?

[17:57] Meslek hayatınızda sizi etkileyen anılarınızdan bahseder misiniz?

[20:41] Hayatınızda şunu da yapsaydım dediğiniz şeyler var mıdır?

[21:43] Beklentilerimizi neye göre belirlemeliyiz?

(Endeavor Türkiye: http://endeavor.org.tr/)

[25:43] Hem yoğun iş temposu hem aile hayatı zamanınızı nasıl planlıyorsunuz?

[26:54] Arman Eker ile yürüttüğünüz YollardaTV projesinden bahseder misiniz?

(YollardaTV YouTube Kanalı: https://www.youtube.com/channel/UCi-i… Arman Eker: https://twitter.com/arman_eker)

[31:01] Koray Bahar Gümlet Medya’yı satın aldı mı? 😀

(Girişimci Muhabbeti: https://www.girisimcimuhabbeti.com/)

[31:58] Bize ve hayata yeni atılan gençlere neler tavsiye edersiniz?

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here